Merhaba

HIZLI PRATİK SIRADIŞI ÇÖZÜM VE SONUÇ ODAKLI.

Ankara doğumlu evli ve iki çocuk annesidir. Basın Yayın alanında faaliyet gösteren şirketiyle gazete ve dergi sahibi olarak parlamento ve yerel yönetimler alanında gazetecilik yaptı. Yalnız Ankara'yı değil Türkiye'yi en ücra köşelerine kadar tanıdı. Başkent'te ki en üst düzey yöneticiden taşradaki muhtarlara kadar iletişim kurdu. Bu tecrübe ve deneyimlerini şimdi sektörün öncüsü REMAX'da değerlendiriyor. REMAX gibi kendi alanında uzman bir kuruluşta çalışmanın anlamını da biliyor.

  • Gri Instagram Simge
  • Gri LinkedIn Simge
  • Remax

Hikâyem

“Her Hikâyenin Başkentidir Ankara”

 

Ankara’da, adının tüm özelliklerini taşıyan eski adıyla Keşanuz olan Yeşilöz’de (Güdül) doğdum. Vadileri, bugün için turizme kazandırılmış mağaraları ve şırıl şırıl akan temiz sularıyla Yeşilöz, Türkiye’nin cennet köşelerinden biriydi. Bu kasabanın güzelliğini, insan ruhunda bıraktığı ferahlığını ilkokul birinci sınıfa kadar yaşadım.

 

Geçim derdi herkesin derdi ya biz de bunun üzerine Bolu’ya taşındık. Bolu; Türkiye’de pek çok insanın yaşamak için tercih edeceği illerin başında gelir. Gölleri, doğanın tüm renklerini cömertçe sergileyen ormanları, masmavi gökyüzü, zengin mutfağıyla Bolu, kendisine bakan insanı vecde getiren bir aşkınlığa sahiptir.

 

“Hareket varsa Bereket de Vardır”

 
Kendimi bu nedenle şanslı sayarım. Zira baharı-yazı, sonbaharı-kışı ayrı bir güzellik sunan Bolu’da gençliğimi doya doya yaşadım. Ortaokul ve liseyi okurken ailem ticaretle uğraşıyordu. Ticaretin ince noktalarını, zorluklarını, risklerini, sıkıntılarını, acımasızlıklarını başarının sırrını onlardan öğrendim. Ticaret; insan sarrafı olmaktır, piyasayı iyi koklamaktır; almak ve satmaktır, bir alışveriş içinde güvenilir ilişkiler kurmaktır. Aksi durumda nefesiniz kesilir ve piyasada var olamazsınız. Bir kız evlattım ama ticaret hayatı içerisinde bir erkek çocuğu kadar cesaretli davranıyordum. Yarışmaktan zevk alıyordum, koşmak heyecan veriyordu. Çünkü, “hareket, bereketti”. Belki bu yüzden atletizmi çok sevdim; birçok yarışmaya katıldım, madalyalar kazandım.


Ailemin ticaretle iştigal ettiği yıllarda belki çok farkında olmadan kendiliğinden, doğal bir ortamda öğrendiğim bilgiler, ilerleyen yıllarda çalışma hayatına atıldığımda en büyük yardımcımdı. Bu sayede edindiğim usul ve erkan sahipliğim, özel şirketlerin muhasebe birimlerinde hesap tutmayı, gelir-gider dengesini kurmayı; yöneticilik veya koordinatörlük yaparken daha kompleks düşünmeyi, parçaları bütüne dönüştürebilmeyi, en üstte olma cesaretini keşfettim.

 

 

“Büyük Hayallerin, Küçük Şirketi”

 

1987-1993 yılları arasında yaşadığım bu iş deneyimleri sayesinde hayatı ve ülkeyi keşfetme merakımla bir gün öylesine bir deneme olsun diye stajyer muhabirliğe başladım. Başladım ama kısa zaman içinde de bu alanda kendi şirketimin sahibi olmuştum. Şirket dediysem öyle kafanızda çok abartılı şeyler canlanmasın. Kiralık küçük bir oda, bir sandalye, bir ahşap masa ve bir telefon...

 

 

“4 Duvar Arasına Sığmayan Hayaller”

 

Mekân küçüktü ama hayallerim büyüktü. Stajyer muhabirlik yaptığım dönemden beri ülkeyi karış karış gezmek, zenginliklerini keşfetmek ve göstermek bu arada sorunların çözümüne de katkım olsun istiyordum. Basım yayın firmam, işte bu ruh ve düşünce dünyasından doğdu. “Bizim Mahalli İdareler” Gazetesi ile “Yerinden Yönetim Platformu” dergisini kurduğumda belki etrafımdaki insanların hiçbirisi bu işin sürdürülebilir olduğunu düşünmüyordu. “Bir-iki sayı çıkarır, hevesi geçer ve kapatır.” diyorlardı. Fakat beklentilerin aksine tam 23 sene gazete ve dergimi yayımlayarak Türkiye’nin fotoğrafını çektim. Hükümetlerin kabine üyelerinden valilerine, kaymakamlardan belediye başkanlarına, sivil toplum kuruluşlarından iş dünyasına, muhtarlara kadar her kesimden yönetici veya insanla konuştuk. Türkiye’yi dere tepe demeden gezerken yaşadığım sıkıntıları, gazeteyi elime aldığımda hep unuttum ve bir sonraki sayı için enerjiye dönüştürdüm. Çalışanlarla birlikte kâh üzüldük kâh sevindik; sevinci de üzüntüyü de paylaştık ve bugün geçmişe baktığımda bu 23 yıllık deneyimin beni nasıl zenginleştirdiğini, sorun çözme kabiliyetimi geliştirdiğini gururla ifade edebiliyorum. Bir başka gurur duyduğum olay ise şudur; belki ileride mahalli idareler konusunda araştırma yapmak isteyenler olursa Artvin’den Muğla’ya, Edirne’den Hakkari’ye kadar Türkiye’nin 23 yıllık bir dönemine ilişkin hayli zengin bir veriye ulaşma olanağına benim sayemde sahip olmalarıdır.


“Zamanın Gazetecisi, Geleceğin Gayrimenkul Mentoru”

 

90’lı yıllarda Ülkemizin en güzel illerinden biri olan Artvin sayısını tamamlamak üzere İstanbul’da çok değerli iş adamlarından İsmet Acar ile röportaj yapmıştım.


Kendisi bana söyleşi sonunda Acar Kent satış ofisinde çalışma teklifinde bulunmuştu. Yani bir nevi bugün başladığım işi yıllar önce teklif etmişti. O zamanlar gazetecilik yanım ağır bastığı için reddetmek durumunda kalsam da büyük bir iş adamının gayrimenkul alanında değerlendirilecek bir yetenek olduğumu fark etmesi bana bu alanda cesaret vermiştir.

 

“Tapu, Konut, Umut”


Bu işe şimdi başlıyor olsam da bugüne kadar cebimde param olsun olmasın, gördüğüm her satılık ev, dükkân, arsa, rezidans, site ve konutun fiyatı, emsali, pazarlık payı, son olurlarını konuşmak için telefona birçok kez sarılmışımdır. Bu benim için bir kafa dağıtma yöntemi olmuştur. İş hayatımda kazandıklarımı yatırıma dönüştürürken, satmak istediklerimi başvurduğum gayrimenkul uzmanları satamadığı gibi hep kendim sattım ve aldım. Bu sayede bu alanda çalışan gayrimenkul alım ve satımcılarıyla kiracılarının acemi, şüpheli ve açık veren gri olanları beni bu alana da müdahil olmaya mecbur bıraktı. Profesyonel bir yaklaşımla bu işi yapmaya karar verdim. Tarla, bağ ve bahçeleri almak, işlemek, üretmek, beğenmek ve zevk almak gibi ev, arsa, dükkân ve konutları da almak, satmak ve kiralamak da eminim ki bana zevk verecek ve yeni şeyler kazandıracaktır.

 
Belki de iş adamı İsmet Acar, bana iş teklifinde bulunduğunda bu işe başlamalıydım. Buna rağmen hiçbir şey için geç kalmış sayılmam. Heyecanlıyım, istekliyim, çalışkanım ve her zaman olduğu gibi başarmaya kararlıyım!

 

Üstelik yalnız da değilim. En büyük şansım eşim İlhan, oğlum Yakup ve kızım Raika. Bu dolu hayatı bana bahşeden Rabbim’e sonsuz şükürler olsun diyor;  RE/MAX gibi kendi alanında uzman bir kuruluşta çalışmanın anlamını da bilerek çıktığım bu yolda ailemin desteğiyle yürümeye devam ediyorum.

Sertifikalar

İletişim

Her zaman yeni ve heyecan verici fırsatlar için bana ulaşabilirsiniz.